Şiir kategorisinde yayınlandı | Etiketler Veronica Shoffstall | » yorum bırak;
Kırbaç,
ter ve kırbaç.
Güneş erkenden uyandı
ve buldu yalınayak Zenciyi.
Çıplak gövdesi kırbaçlanmış
meydanda.
Kırbaç,
ter ve kırbaç.
Rüzgâr haykıra haykıra esti:
Kara bir çiçektir her yumruk!
Kan dedi ki ona, Haydi git!
O kana dedi ki, Haydi git!
Al kanlar içinde gitti, yalınayak.
Titreyerek, kamış tarlası
Açıldı yol verdi ona.
Sonra, gökyüzü sessizliğe büründü,
ve göğün altında bir köle
her yanı boyandı efendinin kanıyla.
Kırbaç,
ter ve kırbaç,
her yanı boyandı efendinin kanıyla;
kırbaç,
ter ve kırbaç,
her yanı boyandı efendinin kanıyla,
her yanı boyandı efendinin kanıyla.
Şiir kategorisinde yayınlandı | Etiketler Nicolas Guillen | » yorum bırak;

modern?
Acıyı hissetmek için kurban olmak gerekmez…
Geleneksel toplumların insan ve doğa arasında kurmayı başardığı uyum, aydınlanma sonrasında insanın egemen olduğu ve diğer bütün canlıların onun için varolduğu inancıyla bütünleşen büyük ve karmaşık bir hiyerarşi zinciri yarattı.
Geleneksel toplum üyeleri doğaya müdahaleyi en aza indirgeyip, bütün canlı türleri ile akraba olduğu varsayımdan yola çıkarak, hem kendini hem de doğanın bütün görünüşlerini yüceltmeye uğraşıp, büyülü bir dünya yaratma telaşına girerken, modern insan, doğanın büyüsünü bozup, kendi dışındaki her şeyi işlevsel ve akılcı bir bakış açısının yarattığı korkunç bir ideoloji ile bütünleştirdi.
Bu ideolojinin merkezinde insan vardı ve o insan doğanın hakimi, kendi dışındaki tüm türlerin efendisi, yaratan ve yok eden kötü ruhlu bir tanrıydı. Aslında doğanın denetim altına alınması aynı zamanda insanın da denetim altına alınması anlamına geliyordu ki; bugünkü insan trajedisinin kökeninde de aynı ideolojinin izlerinin bulunduğunu görmek için fazla çaba harcamaya
gerek yoktu. Bu nedenle çağdaş devrimci akımlar, siyasetçiler ve benzerleri önemsemese de, doğanın zincirlerinden kurtulması, insanın özgürleştirilmesi mücadelesinin de bir bileşeni olduğu artık kuşku götürmez bir gerçek olarak karşımızda durmaktaydı.
Birkaç Yazar Birkaç Yazı kategorisinde yayınlandı | Etiketler Michael Tobias | » yorum bırak;
“şikâyet edemeyiz.
işimizden atmıyorlar bizi.
aç kaldığımız yok.
karnımız doyuyor.
otlar büyüyor,
büyüyor milli gelir,
tırnak uzuyor,
uzuyor tarih.
sokaklar boş.
sağlamca sonuçlandı pazarlık.
canavar düdükleri ötmüyor
n’olsa geçer hepsi.
ölüler vasiyetlerini yaptı.
yağmur seyreldi artık.
daha ilan edilmedi savaş.
acelesi de yok zaten.
otları yiyoruz.
milli geliri.
Okumaya Devam »
Şiir kategorisinde yayınlandı | Etiketler H. M. Enzensberger | » yorum bırak;

Kuşbeyin yönetiyor dünyayı!
Kuşbeyin en son ürünü Anamalcılığın
Kuşbeyin Rus bürokrasisinin başı, esneyip duruyo
Kuşbeyin, F.D. Roosevelt’in atadığı, 30 yıl yönetip FBI’yı
bir türlü defedemedi Cosa Nostra’yı!
Kuşbeyin bölüştürür yakılacak buğdayı, tabii
dünya pazarında fiyatlar yüksek kalmalı!
Kuşbeyin Uluslarası Para Fonu aracılığıyla borç verip durur
Gelişmekte olan Ulusların polis devletlerine!
Kuşbeyin, kendi başına yaralayamaz kimseyi asla
bağımlıdır kendisine pezevenklik eden dairesine
Kuşbeyin beyin nakilleri sunuyor İsviçre’de
Kuşbeyin gecenin köründe kalkıp düzeltiyor çarşaflarını
Kuşbeyinim ben!
Ben yönetiyorum Rusya’yı, Yugoslavya’yı, İngiltere’yi, Polonya’yı, Arjantin’i,
Amerika Birleşik Devletleri’ni, El Salvador’u
Okumaya Devam »
Birkaç Yazar Birkaç Yazı kategorisinde yayınlandı | Etiketler Allen Ginsberg | » yorum bırak;

Tanrılar Sisyphos’u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisyphos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı.
Homeros’a bakılırsa, Sisyphos ölümlülerin en bilgesi, en uyanığıydı. Başka bir söylentiye göre de haydutluğa eğilim gösteriyordu. Ben bunda bir çelişki görmüyorum. Ruhlar dünyasının yararsız işçisi olmasına yol açan nedenler konusunda kanılar farklı.
Birkaç Yazar Birkaç Yazı kategorisinde yayınlandı | Etiketler Albert Camus | » yorum bırak;