Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Eylül, 2008 için Arşiv

Yazının Tamamını Oku »

Nicolas Guillen- Ter ve Kırbaç

Kırbaç,
ter ve kırbaç.
Güneş erkenden uyandı
ve buldu yalınayak Zenciyi.
Çıplak gövdesi kırbaçlanmış
meydanda.
Kırbaç,
ter ve kırbaç.
Rüzgâr haykıra haykıra esti:
Kara bir çiçektir her yumruk!
Kan dedi ki ona, Haydi git!
O kana dedi ki, Haydi git!
Al kanlar içinde gitti, yalınayak.
Titreyerek, kamış tarlası
Açıldı yol verdi ona.
Sonra, gökyüzü sessizliğe büründü,
ve göğün altında bir köle
her yanı boyandı efendinin kanıyla.
Kırbaç,
ter ve kırbaç,
her yanı boyandı efendinin kanıyla;
kırbaç,
ter [...]

Yazının Tamamını Oku »

Acıyı hissetmek için kurban olmak gerekmez…
Geleneksel toplumların insan ve doğa arasında kurmayı başardığı uyum, aydınlanma sonrasında insanın egemen olduğu ve diğer bütün canlıların onun için varolduğu inancıyla bütünleşen büyük ve karmaşık bir hiyerarşi zinciri yarattı.
Geleneksel toplum üyeleri doğaya müdahaleyi en aza indirgeyip, bütün canlı türleri ile akraba olduğu varsayımdan yola çıkarak, hem [...]

Yazının Tamamını Oku »

“şikâyet edemeyiz.
işimizden atmıyorlar bizi.
aç kaldığımız yok.
karnımız doyuyor.
otlar büyüyor,
büyüyor milli gelir,
tırnak uzuyor,
uzuyor tarih.
sokaklar boş.
sağlamca sonuçlandı pazarlık.
canavar düdükleri ötmüyor
n’olsa geçer hepsi.
ölüler vasiyetlerini yaptı.
yağmur seyreldi artık.
daha ilan edilmedi savaş.
acelesi de yok zaten.
otları yiyoruz.
milli geliri.

Yazının Tamamını Oku »

Kuşbeyin yönetiyor dünyayı!
Kuşbeyin en son ürünü Anamalcılığın
Kuşbeyin Rus bürokrasisinin başı, esneyip duruyo
Kuşbeyin, F.D. Roosevelt’in atadığı, 30 yıl yönetip FBI’yı
bir türlü defedemedi Cosa Nostra’yı!
Kuşbeyin bölüştürür yakılacak buğdayı, tabii
dünya pazarında fiyatlar yüksek kalmalı!
Kuşbeyin Uluslarası Para Fonu aracılığıyla borç verip durur
Gelişmekte olan Ulusların polis devletlerine!
Kuşbeyin, kendi başına yaralayamaz kimseyi asla
bağımlıdır kendisine pezevenklik [...]

Yazının Tamamını Oku »

Tanrılar Sisyphos’u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisyphos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı.
Homeros’a bakılırsa, Sisyphos ölümlülerin en [...]

Yazının Tamamını Oku »

Önceki Yazılar»