İNTERNET KULLANIMINDA ETİK SORUNLAR

şifreleme-internet-etik<<Jean-Claude Garcia-Zamor, “55. Ethical Issues in the Use of the Internet”, Handbook of Comparative and Development Public Administration, Ed: Ali Farazmand, Marcel Dekker, 2001, pp. 795-805.>>

  1. Giriş

1969 yılında İnternet, henüz U.S. Savunma Bakanlığı ve üniversiteli araştırmacılar için bir teknoloji ve iletişim ağıydı. 1996’ya gelindiğinde dünyadaki 234 milyon bilgisayarın 52 milyonunu bağlayan bir deve dönüşmüştü. İnternet, kişisel oyun alanlarından işletmeler için bilgi otoyolu olana dek her türlü hizmeti sunmaktadır. Küresel ağ toplumunun yapısı -internet yoluyla bağlantılı insanlardan, işletmelerden ve kurumlardan oluşan bir dünya- gerçekliği olarak hızlıca var olmaktadır. Bugün, dünya nüfusunun yalnızca %1’i kişisel bir bilgisayar kullanmaktadır ve daha az sayıda insan da internete bağlıdır. Ancak bazı ölçümler dünyanın 2008 yılına gelindiğinde en az 1 milyar siber yurttaşın internetle bağlantılı olacağını tahmin etmektedir. Fakat Birleşik Devletler gibi ilk adımlarını bu alana atan bazı ülkelerde gizlilik, devlet düzenlemeleri ve vergilendirme gibi konular üzerinde kuşkular bulunmaktadır. Birleşik Devletlerde çevrim için gizlilik üzerine ilgi o kadar yüksektir ki, 82 farklı yasa tarafından ülke çapında düzenlenmektedir. Kongre, çevrimiçi gizliliğe önem vermektedir. Benzer yasama faaliyeti dünya üzerinde birçok ülke kanunlarında hem düzenlenmekte hem de varlığı sürdürmektedir (Sagan 1998:45-46).

Teknoloji ve bilgisayarlar çağı, endüstrileşmiş toplumlarda, özellikle de Birleşik Devletler’de benzersiz ikilemlerle gelmiştir. Üç bağlantılı etik konu bu bölümde tartışılacaktır: şifreleme, reklamcılık ve internet üzerinde e-ticaret. Bu üç problem yönetimsel etiğin daha fazla gelişmiş olduğu ülkelerde uygulanmasında önemli etkileri olacaktır. Bunlar ayrıca üçüncü dünya ülkelerine taşıyabilecek olan yönetimin gelişim sürecini yolunu etkileyebilecektir. Zaten bu teknoloji “küresel köy” konseptini daha gerçekçi yapmaktadır. Şifreleme ve internet reklamcılığındaki etik problemlerin tartışılmasının ardından, bu yeni teknolojilerin devlet düzenlemelerindeki zorluklar sorgulanacaktır. Son olarak yönetimin gelişimine olan etkisi gözden geçirilecektir.   

  1. Şifreleme

Şifreleme sorunu, daha önce casusların ve ordunun ilgi alanıyken internet üzerinde kullanımı dolayısıyla sıcak başlıklardan biri olmuştur. Hukuki yaptırımlar ve ulusal güvenlik karşısındaki ikilemlerden biri güvenlik ve gizliliktir.Şifreleme siyasası hem internet ticaretinin gelişmesi için hem de bilgi çağında gizliliğin korunması için hayati öneme sahiptir. Buradaki çetin mücadele ahlaki sorular ve etiğin nadiren tartışılmasıdır. Bilgisayarların küresel dünyasında, düzenlemeler küresel etik yapılarıyla uyumlu bir konumda olmalıdır.

Şifreleme, mesajların yalnızca muhatabı olan alıcı tarafından okunmasına dair kodlama pratiğidir. Bilgisayar dünyasında, bu durum mesajın yalnızca alıcının sahip olduğu bir şifre anahtarı ile deşifre edilebildiği bir mücadeledir.

İnternetteki şifreli mesajlara yönelik teknoloji uzun yıllardır mevcuttur, fakat son birkaç  yıl içinde bir problem haline gelmiştir. Bunun bir nedeni daha fazla hassas aktarımın internet aracılığıyla yapılmasıdır. Problem, insanların artan bir biçimde bilgilerini -özel tıbbi kayıtlardan şirket planlarına ve paranın kendisine kadar her şeyi- bilgisayara yüklemeleridir. Bazı şeyler güvenlik doğrulamasına ihtiyaç duyduğu için veriler hırsızlardan, sabotajcılardan, gizlice izleyenlerden korunabilecektir. Şifreleme dışında herhangi bir kimse mesajları okuyabilir ve onları illegal ve etik olayan niyetleri için kullanabilir. Şifreli bir mesajı okumak içinse ya anahtara sahip olmalı ya da şifrelemeyi çözebilmelidirler.

Şifrelemenin gücünü ne kadar kolay çözülebileceği belirler. Anahtardaki en yüksek “bit”ler, şifrenin kırılmasını zorlaştırmaktadır. Örneğin bir 56-bit anahtarı kırmak 40-bit bir anahtarı kırmaktan teorik olarak 65.000 kere daha zordur. Bu önemlidir çünkü teknolojinin daha etkili hale gelmesiyle, bu kodların basit bilgisayarlarla kırılması daha kolaylaşmaktadır. 40-bit çıkarılabilir şifreleme üzerine son ataklarda, her hangi bir saldırgan sıradan bir bilgisayar gücü ile yakalanan mesajları herhangi bir şifreleme anahtarına erişim olmadan çözebilmektedir (Garfinkel 1996).

Güçlü şifreleme tartışması iş dünyasında ikna edicidir. Eğer insanlar taşınabilir bilgi çeşitlerine yetkilendirilmemiş bir erişim kazanırlarsa sonuç sahtekarlık veya hırsızlık olabilir. Güçlü şifrelemenin iş dünyasındaki ekonomik kazancı bu nedenle büyüktür. Birleşik Devletlerdeki ilk tartışma şifrelemenin ulusal güvenliğin karşısında olduğuna dairdir. Birleşik Devletler dışındaki ülkelere güçlü şifreleme ihracı hükümetin teknolojinin bu ülkeye karşı kullanılacağından korkması nedeniyle yasaklanmıştır. Birleşik Devletler diğer ülkelerden henüz eriştiği kesin bilgileri artık çözümlemeyecektir. Simon L. Garfinkel’in  SİG: Sevimli, İyi Gizlilik adlı kitabında açıkladığı gibi “devlet, şifreleme yazılımını savaş aleti olarak sınıflandırmaktadır, çünkü yabancı ülkeler benzer programları kendi iletişimlerini savaş zamanlarında gizlemek için kullanabilirler.” (1996:15(n) ve 23(l)) Sonuç yalnızca zayıf şifreleme sistemlerinin Birleşik Devletler üreticileri tarafından yapılması olmuştur. Şifreleme paketlerini müşterilerine Birleşik Devletler içinde satabilmelerine rağmen iki farklı ürünün üreticilerine maliyetleri etkili değildir. (Garfinkel 1996) Yazılım şirketleri ürünlerinin iki versiyonunu yayınlamaktan hoşlanmadığı için daha zayıf bir versiyon ihracat için onaylanmıştır.

İkinci ikilem, şifrelemenin devlete hukuki yaptırımlardan birini sunmasıdır. Posta servisi ve telefon sistemi gibi illegal iletişim meydana geldiği zamanlarda ve hukuki yaptırım memurları erişimi kontrol etmek zorunda olduklarını hissetmektedirler. Yalnızca hırsızlık ve sahtekarlık için değil; çocuk pornografisi, terörizm, uyuşturucu dağıtımı için de olasılık bulunmaktadır. Hukuki yaptırım memurları, internet yoluyla gönderilen mesajlara erişimin onları birçok adli vakanın deliline ulaştıracağına inanmaktadır.

Hükümet, bir “anahtar aracı” adını verdiği sistem hazırlayarak şifrelenmiş bilgiye erişime izin vermiştir.  Sistem, insanların ve şirketlerin satın almalarında ve güçlü şifrelemeyi kullanmalarında üçüncü bir el tarafından sağlanan anahtarla erişilmesine izin vermektedir. Bu anahtar, eğer şirket kendi anahtarına erişimini kaybederse veya hukuki yaptırım görevlileri tarafından kullanılırsa işlerlik kazanmaktadır.

Burada sistem hakkında iki ana husus görülmektedir. Birincisi, devletin gizli bilgilere erişebilmesi korkusudur. “Büyük kardeş” fikri her internet aktarımının izlenebilmesi bakımından birçok insan için korkutucu hale gelmektedir. “SİG: Sevimli, İyi Gizlilik” şifreleme programını geliştiren Phil Zimmerman, bu geliştirmeyle insanların bir şeyi birbirinin kulağına binlerce mil öteden fısıldaması özgürlüğüne sahip olmaları anlamına getirmektedir. (Garfinkel 1996)

İkincisi, birinci hususu yakından takip etmekte olup Hukuk memurlarının erişebildikleri bilgiyi suistimal edebilmeleri korkusudur. Burada devletin art niyetine ilişkin bir duygu bulunmaktadır. Yazar Gary H. Anthes’ın dediği gibi “sizi daha fazla korkutan şeyin özü meydana çıkarılmaktadır: Uyuşturucu satıcıları, pedofililer, teröristler veya Birleşik Devletler Hükümeti” (1995:66).

Bu konu üzerine yeni yayınlanmış birçok makalede şifreleme üzerine hükümet düzenlemelerine karşıt bilgilerin bulunduğu görülmektedir. Genellikle bu durum insanların egoizm teorisi altında hareket etmeleri nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Şifrelemenin düzenlenmediği takdirde, işletmeler daha hızlı ve etkin büyüyebileceklerdir. Bu daha fazla kar anlamına gelecektir.

Şifreleme üzerine hükümetin ikilemine yönelik bir çözüm, kişisel bilgisayar kullanıcılarının endüstriden ayrılmasıdır. İşletme ve endüstri adına, faydacılığın etik teorisi uygulanabilir. Neticede burada problem olan hırsızlık ve sahtekârlıktır. İllegal kullanımlar doğrudan kişisel güvenliği etkilemez. Şifreleme internetteki art niyetli kullanımı önleyebilir mi veya işletmelere hükümeti atlatmalarına imkan sağlayabilir mi? Bu ikilemi çözmek için hükümet, işletmeler ve endüstri temsilcileri toplu olarak bu konuya eğilmelidirler. Çözüm, meşru soruşturmaların yapılmasına olanak tanıyan güvenli bağlantıları destekleyen bir sisteme bağlı olmaktadır.

Birçok insan gizlilik haklarının Birleşik Devler Anayasası’nda yer aldığına inanmaktadır. etmektedir. Ancak bu, probleme alışılmış bir tutumdan fazlasıdır. Birçok yasada gizlilik ihlali bulunmaktadır. Eyaletlerin nihai cinsel suçlara karşı kullanmayı sürdürdüğü yasaları -rıza gösteren yetişkinler arasında gizlice meydana gelsede- düşünün.  Hâlihazır bu kanunlara sahip eyaletler bulunmasına rağmen nadiren zorunlu tutulmaktadır. Öte yandan teknoloji, özel yaşamlar üzerine geçmişe nazaran daha fazla göz gezdirmektedir. Kişisel bilgi birikimini internet üzerinden geliştirebilme imkanı bizi tartışmaya açık hale getirmektedir. İnternet kullanımı ahlakiliği takip etmeli mi veya ahlakilik teknolojik kapasite tarafından yönlendirilebilir mi?

Ek olarak daha fazla ahlaki ilke, gizlilik ile kamusal güvenlik tartışmasında uygulanmalıdır. Konuşma özgürlüğü yasadışı tartışmalara izin vermemektedir. Bu duruma ilişkin bazı örnekler fahişelik, tehdit, gizli bilgilerin düşmanlara verilmesi ve çocuk pornosunun dağıtılması üzerinden tahrik edilmektedir. Benzer kanunlar internette yer alan iletişimde zor kullanmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu tür iletişime izin verilmemelidir, aksi takdirde birinin gizliliği geride kalanların huzurunu bozacak prensiplere meydan verebilir.

Son olarak eğer Birleşik Devletler cebri icra memurlarını etik davranışlar üzerine eğitebilirse, belki memurlar üzerine bahsedilen suiistimaller yatıştırılabilir. Eğer memurların işlerini görev etiğine uygun olarak yaptıklarına güvenilebilirse, aracılar tarafından verilecek anahtar fikri bu kadar korkutucu olmayacaktır.

Hükümetin şifreleme düzenlemeleri hala sıcaklığını korumaktadır. Bu konuda alınan kararlar büyük işletmelerden hükümet kurumlarına ve bilgisayar kullanıcılarına kadar etkili olacaktır. Teknolojinin hızla geliştiği bir çağda, kullanıcıları koruyacak etik ve ahlaki standartların geliştirilmesine zaman ayrılmalıdır. Bu küreliğin ve daha büyük kazançların kazanılması için bireyler adına önem kazanmaktadır. Uygulamalı etik teoriler eliyle hükümet zararlı bilgilere maruz kalmadan düzenlemeler yoluyla bir koruma sağlayabilecektir.

  1. İnternet Reklamcılığı

İnternet işletmelerin başı çektiği bir pazara doğru hızlıca evirilmektedir. Kullanıcılara reklamcılıkla birlikte ürünlerin araştırılmasına uygun bir alan, ürünlerin tartışılacağı sohbet odaları ve birçok ürünün çevrim içi satın alınabileceği olanaklar sunulmaktadır. İnternet kullanıcısı sayısı tahmin edilemeyen hızla artmaya devam etmektedir. İnternet üzerinden reklamcılık ve satış, işletmelere ve müşterilere çok fazla fayda sağladığı kadar etik ikilemleri de beraberinde getirmektedir. Bu bölümde internet reklamcılığının metotları, teknoloji ve ticari faaliyetlerin büyümesi ile olası problemler ve sorunlar çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır.

İnternet reklamcılık ürünleri için yeni bir ortam sağlamaktadır. Televizyonda, radyoda ve yazılı basında olduğu gibi internet hayatta kalabilmek için gelir üretmek zorundadır.  Reklamcılık bütün medyada değişik formlarda gelir üretimini sağlamaktadır, doğal olarak şirketler ürünlerini tanıtmak için yeni ortamları araştırmaktadır. İnternetin reklam yapmanın çeşitli yolları bulunmaktadır. Bazıları yaygın biçimlerde ilanlar, ticaret siteleri, sarı sayfalar, spam mailler ve sohbet odalarıdır.

            İlanlar, geleneksel reklamcılık biçimlerinde olduğu gibi tüketicinin dikkatini çekmeye çalışmaktadır. İlanlar sitelerin genellikle üst kısmında bulunur. Geleneksel ilanlardan farkı, tüketicinin bir tıkla ilgilendiği ürün hakkında daha fazla bilgi elde edebilmesidir. “Hipertext” olarak adlandırılan unsurlar internette kullanıcının bilmesi gereken şeyi veya ek bir bilgiyi üzeri vurgulanmış basit bir metine tıklayarak ulaşmasını sağlamaktadır. Tıklanan yazının rengi değişmektedir. Hipertext bağlantıları kullanıcıya diğer bir sitenin ürün ile ilgili bilgilerine ulaşmayı sağlamaktadır.

Arama motorları ve haber siteleri gibi popüler websiteleri, sayfalarındaki ilanları satmaktadırlar. Reklamcılar ilanı satın alabilir ve böylece başka sitelerin kullanıcılarına ulabilirler. İyi bir örnek gemi turizmi firması olan American On Line’nın tatil rezervasyonları sitesinde reklam vermesidir. Farklı ilanlarla kullanıcı aynı anda birden fazla zamana ilişkin içeriği görebilmektedir. Bugün bu ücretler reklamcıya 2 ile 5 cent arasında görüntülenmeye bağlı olarak değişmektedir.

Bir diğer reklamcılık metodu ticari web siteleridir. Birçok ulusal şirket ürünlerini sergiledikleri web sitelerine sahiptirler. Soda şirketlerinden borsa işletmenlerine, üniversitelere kadar herkes şimdi web sitesine sahiptir. Bu siteler ürünleri teşvik etmekte ve farklı ürünler hakkında bilgileri düzenlemektedir. Öncelikle için özel bir marka veya belli bir çeşit ürün görmek isteyen müşteriler için siteler kurulmaktadır. Örneğin Florida Uluslararası Üniversitesi için bilgi almak isteyen bir kişi doğrudan FIU’nun web sayfasına gidebilir veya diğer üniversiteler için bilgi almak isterse arama motoruna “Florida devlet üniversiteleri” yazarak FIU’nun yine web sitesine kolayca ulaşabilir.

Sarı sayfalara da internet üzerinden ulaşılabilir. İşletme yöneticileri spesifik yerlerde veya dünya çapında arama yapılarak bulunabilir. Sarı sayfalar sıklıkla firmalarının ana sayfalarının listelendiği bağlantılardan oluşmaktadır. Öte yandan telefon numaralarına ve adresleri de içermektedir. İndeksler işletmeler için ücretsiz olsa da bazen sayfalarında kar amaçlı ilanlar için satabilmektedirler.

Sıradan e-postalarda de olduğu gibi reklamcılar bazen doğrudan e-posta gönderebilmektedir. Bu e-postalar rahatsız edici veya “spam” olarak adlandırılabilmektedir. Reklamcılar potansiyel müşterilerinin listesini alarak satın alabilecekleri promosyon ürünlerini doğrudan internet adreslerine göndermektedir. Spamlama bir yöntem olarak kullanıcılardan gelen mesajlar karşısında web sitesinden mesaj gönderilmesi işlemidir. Bu metot istenmeyen veya gereksiz e-postalar ile internet kullanıcılarını rahatsız etse de henüz buna yönelik bir düzenleme yapılmamıştır. Bazı sunucular müşterilerine karşı bu sistemin kullanılmasını yasaklamıştır (SuperNet 1998).

Mitch Wagner’e göre yeni teknolojilerden biri reklamcılığın potansiyel çekim gücüdür. Kullanıcılar istedikleri ürün ya da hizmet hakkında bir bilgiyi basitçe e-posta aracılığı ile isteyerek bilginin otomatik olarak e-posta adreslerine gönderilmesini talep edebilir. Bu durum müşterilere arama yapmalarına gerek kalmadan bilgiye ulaşım imkanı sağlar. Reklamcılar içinde avantajlı bir durumdur çünkü müşterilere karşı daha fazla atılım gerçekleştirebilmektedirler. Bir kullanıcının tarayıcıda ticari web sitesini bulmasını beklemek yerine reklamcı aktif bir rol edinerek bilgiyi kullanıcıya götürmektedir. Diğer bir avantaj ise güncellenmiş bilginin otomatik olarak kullanıcıya gönderilmesi ve eskimiş bilginin yerini almasıdır. Henüz sistem daha çok yazılım dağıtıcıları ve bilgi yayan firmalar tarafından kullanılmaktadır, yine de herhangi bir internet kullanıcısına yönelik genişleme potansiyeli de mevcuttur. Örneğin, Wagner (1997b) Ford Motor Şirketinin dağıtıcılarına bilgi güncellemelerini nasıl gönderdiğine ve onların satış işlemlerine yardımcı olduğuna işaret etmektedir.

İşletmelerin reklam yapabilecekleri en kullanışlı yollardan biri ise sözcükler yoluyladır. İnternet kendi forumlarında bilgilerin kullanıcılar arasında paylaşılmasına olanak sağlamaktadır. Ürünler sıklıkla ücretli kullanıcılardan geri bildirim almaktadır (Electronic Bilboard 1998). Kullanıcılar arkadaşlarına e-posta atabilir veya ortaya çıkan durumları bir liste haline getirebilir. Ayrıca sohbet odalarına girerek insanlarla internet yoluyla etkileşime geçebilirler. Sohbet odaları internet üzerinde son derece popülerdir. Sıklıkla kategorilere göre veya kullanıcı guruplarına göre kurulmaktadır. Araba satın almak isteyen bir kişi otomobillerle ilgili bir sohbet odasına girebilir. Daha spesifik olarak araç aracın stillerine göre de oda bulabilir. Aynı aracı satın almakla ilgilenen müşterilerle buluşabilir. Bu durum insanlara bilgilerini ve notlarını karşılaştırmalarını sağlamakta, bir tüketiciden diğerine benzer ilgi alanlarına yönelik uzmanlaşmayı sağlayabilmektedir.

Compunet Services Inc. Gibi servisler reklamcılara internet üzerinde duyuruların hemen hepsini yapabilmeleri için gerekli yardımı sağlamaktadır. Online reklamcılığı “fiyat olarak uygun, küresel ölçekte etkin ve günde 24 saat milyonlarca kullanıcıya ulaşabilir” olarak tanımlamaktadır. Mevcut birçok firma çıkış yaparak ve piyasada reklamlarını hızlıca artırabilmektedir. (SuperNet 1998)

İnternet reklamcılığının bir diğer avantajı ürünlerin çevrim içi olarak satılabilmesidir. Şirketler ürünlerini kullanıcılara yönelik reklamlarını yapabilir, ürünleri ile ilgili derin ve içkin bilgileri sağlayabilirler. Gerçekten de satışlar bilgisayar ölçeğinde hızlıdır. Birçok endüstri çevrim içi satışlarını gerçek anlamda ürünlerini kullanıcılar için erişilebilir yapmaktadır. Kullanıcı uçak bileti, manav ve arabalarda dâhil alışveriş yapabilir. Bazı endüstriler birebir satışın yerini bilgisayarla satışın tutamayacağını söylese de kesinlikle bu durumun gerçekleşmesi için yakın gelecekte bir olasılık görülmemektedir.

Endüstrilerin çoğu para transferi için kredi kartlarını kullanmaktadır. Gelecekte elektronik ticaret için farklı metotlar ortaya çıkabilir. Bu bölümün bu konuda daha derine gitmemesine rağmen, yeni teknolojilerin ticareti internet üzerinden daha kolay ve güvenli geliştirileceğini tahmin edebiliriz. (Advertising on Internet 1998).

Bir Birleşik Devletler eyaleti e-ticaretin 2008 yılında trilyonlarca dolar büyüyeceğini tahmin etmektedir. e-ticaret performansına güzel bir örnek bilgisayarlarını internet üzerinden satan İntel şirketidir. Intel yaklaşık 1 milyon dolar internet satışı yapmaktadır. İnternet üzerinde Intel, küçük oyuncularla etkileşime geçerek cüzi transferleri teşvik etmekte, etkili müşteri desteği ile düşük bütçede sürdürülebilir yeni kar edilebilir bir piyasa kazanmaktadır. E-ticaret ayrıca şok edici derecede küçük maliyetlere sahiptir. Dell firmasının ortaya koyduğuna göre internet üzerinden yapılan her satış, elektronik sipariş merkeze ulaşana kadar hiçbir birey tarafından işlem yapılmamakta, fabrikada bir belirli bilgisayar tarafından saatler içinde materyallerin gönderimi gerçekleştirilmektedir. (Sagan 1998:46).

Diğer bir iyi örnek internet üzerinden uçak biletlerinin satılmasıdır. Çeşitli hava yolu rezervasyon şirketi farklı hizmetlerini dünya çapında sunamaya devam etmektedir. Örneğin, America On Line’nın hizmeti kullanıcılarına gezilerini ve tervih ettikleri havayolu şirketini de içeren kişisel bilgilerini girmelerine izin vermektedir. Daha sonra kullanılabilir uçuşları ve ücretlerini listelemektedir. Kullanıcı isterse kredi kartı bilgilerini girerek bileti satın alabilir.

Birçok müşterinin seyahat acentelerini kullanmalarına karşılık çevrim içi rezervasyon sitelerini daha fazla tercih edilmektedir, burada sunulan hizmetlere dair kuşkular ön plana çıkmaktadır. Wagner’e göre (1997c), bazı havayolu şirklerinin kampanyaları internet üzerinden kullanıcılara sınırlı verilmemektedir. Talebe göre büyüyen ve daha fazla müşterinin bilgisayarlarından uçuşlarını ayırtmalarını sağlayarak hava yolu şirketleri harcamalarından tasarruf ederek kampanyalı fiyatlarını artırmaktadır. Böylece daha fazla bilet ucuzlamaktadır. Bir çok müşteri bu yüzden çevrimiçi rezervasyon sitelerini tercih etmektedir.

Endüstriyel bir örnek ise İnternet üzerinden sunulan hayat sigortası hizmetleridir. Computer Sciences Corp (CSC)’nin yaptığı bir araştırmaya göre tüketiciler internet üzerinden sigorta satın almamaktadır. Çok az insan gerçekten hayat sigortası için bilgi aramaktadır.  Hoffman’a göre (1997), çevrim içi satış üzerine diğer tartışmalar çok karmaşık bilgiye ve tıbbi bilgi birikimine dayanmaktadır. Bu ilgiler bugün de geçerli olmakla birlikte, gelecekteki müşteriler bu tip bit etkileşimi mümkün kılacak çözümlere karşı reaksiyon gösterebilirler. Televizyon gibi görsel reklamcılık, karmaşık bilgileri açıklayacak kullanıcı dostu bilgilendirme ve bir doktordan onaylanmış tıbbi kayıtları kullanıcı erişimine bir tıkla ulaşabilmesi gereklidir.

Dahası internet henüz üzerinde uzlaşılmış bir alan değildir. McGrath (1997)’nin belirttiği gibi “15 milyon Kuzey Amerikan yerleşimcisi çevrim içi çeşitli erişim biçimlerine sahip. 2000 yılında tehmin edilen ise Kuzey Amerika’nın 38 milyon çevrim içi yerleşimciye sahip olacaktır.” McGrath ek olarak “analistler 30 milyon yerleşimcinin eleştirel bir yere çevireceği İnternetin 2000 yılında gerçek bir kitle mekânı olacağına inanmaktadır” demektedir. Eğer bu rakamlar doğruysa internetin güvenli olacağını varsayabiliriz, yakın gelecekte, insanların araştırma bölümlerinden biri için önemli bir kaynak olacaktır.

  1. İnternet Düzenlemelerinde Etik Sorunlar ve Zorluklar

Hızla artan oranlarda internet kullanıcısının büyümesi birçok etik ikilemlerle birlikte gelmektedir. Herhangi bir yeni teknoloji de olduğu gibi tüm olasılıkları ve meydana gelebilecek problemleri tahmin etmek zordur. Bu tür etik problemler konuşma özgürlüğünü, reklamların ve ücretlerin düzenlenmesini ve insan faktörünü içermektedir.

Birçok internet kullanıcısı ürünler hakkında bilgiye hızlı ve kolay erişimi istediği gibi, çevrimiçi reklamcılık fikrine ihtiyaç duymayabilir. Burada internet üzerine yapılan düzenlemelere karşı genel bir hassasiyet bulunsa da, bunun anlamı insanların işletmelerin reklamcılıktan yasaklanmasının bir zorunluluk olarak anlaşılmamasıdır. Bu tutum ifade özgürlüğüne dayanmaktadır. İnternetin ilk kullanıldığı günden itibaren bilgisayar kullanıcıları tarafından bu durum yüceltilmiştir. Henüz, sınırlı sayılı rehber reklamcılar için kullanılabilirdir, tabiî ki ihtiyaçları da o kadar sınırlıdır. Nedenlerden biri bu çalışmanın diğer medyalardan farklı olarak çok iyi çalışmasıdır, internet interaktifdir. Eğer kullanıcılar ürün, hizmet veya şirketin hakkında mutsuzsa, onların diğer olası müşterilere dünya çapında ulaşarak tecrübelerini paylaşma potansiyelleri mevcuttur.

Amerikan Piyasa Derneği internet piyasası üzerinde bazı sorunlara yönelik bir etik koda sahiptir. Bu kod yasal haklarının dışında şunlara rehberlik etmektedir:

  1. Profesyonel etiğin desteklenerek zararlardan kaçınılması, gizlilik haklarının korunması, sahiplendirilmesi ve erişim
  2. Tüm uygulanabilir hukuk ve düzenlemelere sadık kalarak internet piyasasının mail, telefon, fax veya diğer medya araçlarıyla illegal yönlendirilmesinin kullanılmaması
  3. İnternet piyasası ile bağlantılı değişiklik ve düzenlemelere karşı farkındalık
  4. İnternet ile ilişkili riskler ve politikalar üzerinde kurumsal üyelere etkin iletişimin sağlanması
  5. Kurumsal internet pratiğine bağlantılı etik vaatlerin çalışanlara, müşterilere ve bağlantılı paydaşlara verilmesi.

Bunlara ek olarak “internet piyasasının risklere göz atarak eylemlerinin sonuçlarına ilişkin sorumlulukları almalarından” bahsedilmektedir (Houghton Mifflin Interactive 1998). Onlar reklamcıları yüksek etik standartlara veya kamusal eleştirilere karşı uyarmaktadır.

Bir çok endüstriler bu rehberlik çizgisinde ileriye bir adım daha atarak internet üzerine mevcut hukukun ve düzenlemelerin netleşmesine çalışmaktadır. İyi bir örnek hukuki uzmanlaşmadır. Villionova Üniversitesi Hukuk Bölümü profesörleri Catherine Lanctot ve James Maule’nin belirttiği gibi “hukuk devleti… henüz yerleşmemiş kalmıştır, Birleşik Devletler Anayasa Mahkemesinin büyük hukuk reklamcılığına yapılacak eyalet düzenlemelerine olan istekliliğe izin vermiştir. Bu yüzden hukukçular reklamcılık kurallarını uygulayacakları herhangi bir internet üzerinden yapılacak müşterilerine dair iletişimi  varsaymalıdırlar.” (1998). Düzenlemelerin bir hukukçunun web sayfasına uygulanmasının dayatılması önerilmektedir.

İş yaşamının gizliliği ve yeni dijital ekonominin büyümesi uzlaştırılabilir. Var olan teknoloji müşterilere elektronik alışverişleri kontrol ederek bilgilerinin yayılmasına istedikleri ölçüde izin vermektedir. FBI tarafından uygulanan Birleşik Devletler hukuku bütün programların elektronik dosyalarını okuyabileceği bir anlaşma uygulayarak kamu personelinin diğer ülkelerdeki dosyaları da okumasına izin vermektedir. İsveç’te nüfusun yalnızca %40’ı internet kullandığından aşağıdaki üç husus üzerine e-ticaret gelişmektedir:

  1. Tüketiciler güvenli ödeme yapmak zorundadırlar, bunun anlamı birikimlerinin çalınamaz olmasıdır.
  2. Tüketiciler güvenli mesaj gönderebilmelidir, bunun anlamı siparişlerin ve tercihlerin tüketici onayı olmadan üçüncü kişilerce paylaşılmamasıdır.
  3. Güvenli taşımacılık sipariş edilen ürünün veya hizmetin gönderiminin takip edilebilmesidir. (Sagan 1998:47)

Açıkça hükümet bu tür konuları geniş bir yelpazede ele alarak vurgulamalıdır. Bu noktada ortaya “hangi hükümet?” sorusu çıkmaktadır. Devlet düzenlemeleri eyalet düzenlemeleri ile karşı karşıyadır. İnternet ise dünya çapında bir ortamdır. Son kerte de küresel düzenlemelerin varlığı benzer etik sorunlara da işaret edecektir.

Diğer bir odak noktası ise erişimdir. Reklamcıların çıkarlarından biri internet kullanıcılarının çoğunluğunun etkilenmesidir. Neilsen Research ve CommerceNet’in 1995 yılında yaptıkları bir araştırmada “ortalama internet kullanıcılarının mevcudu (%25’inin geliri 80 bin dolar altında), profesyonel (%50’si yönetici veya profesyonel) ve eğitimli (%64’ü en az lise derecesinde) ortay çıkmıştır. (Elbel 1998). Karen Coyle’nin İnternet Etiği seminerinde belirttiği gibi “burada toplumun düşük gelirli veya azınlık kısıma mensuplarına yönelik çok az bilgi ticari etkinliklerden sağlanmaktadır -kar payı çok azdır. Bu yüzden kamusal taşıtları kullananlardan çok araç sahipleri hakkında bilgi edinmeliyiz.” (Advertising on the İnternet 1998). Eğer internet ekonomik ve ticari bir güç haline gelirse burada toplumun bütün kesimlerine erişim sağlanmalıdır. Gelecekte beklide bilgisayarlar televizyon kadar her evde yaygın olacak fakat etkililiği teknolojik avantajların toplumumuz içindeki hızı ile ilişki olacaktır.

Bu bölümün son etik sorunu ise insan faktörüne işaret etmektedir. İlk bilgisayarların ortaya çıkmasından itibaren, bir gün kendi başlarına düşünebilecekleri ve sonunda insan varlığının yerini alabilecekleri korkusu bulunmaktadır. Bilgisayarlar uzun bir gelişim süreci içindedir, ancak yerimizi alacak kadar değil. Onlar ancak insanların yaptığı işlerin yerini alabilir. Seyahat acentalarından araç satışına kasiyerlerden favori elektronik internet reklamcılığına insan etkinliğine olan ihtiyacı ortadan kaldırmaktadırlar. Bilgisayarlar uzmanların öngörüleri ve tasarımları olarak programlandıklarından, makinelerin kendi kendilerine karar verme işlemleri kontrol edilebilir. Öncelikle bilgisayarın insan gücüne ihtiyacı kaldırması için bilgi birikimi ile beslenmesi gerekmektedir.

Etik sorunlar üzerine varılabilecek ana çıkmaz internetin çok yeni olması ve hızlıca büyüyüp değişmesidir. Toplumun da aynı hızda soruları artmaktadır. Kamu yöneticileri insanlara gelecekte öncülük edebilmek için bu sorunların farkında olmalıdır. Bu sistemleri kullanan insanların ihtiyaçlarına ve endişelerine işaret edebilmelidirler. Ayrıca fiziksel sınırların gittikçe anlamsızlaşacağı ve bilginin yaygınlaştırılmasının ve iletişimin bugünkü Birleşik Devletlerden daha özgür olacağı bir gelecekte zorlu kararlara hazır olmalıdırlar. İnternet bir Pazar alanı olarak her boyutu ile kullanabileceğimiz inanılmaz bir potansiyele sahiptir.

İNTERNET KAYNAKLARI

 http://condor.depaul.edu/ethics/belohlav.html

http://id-ad.com/www/stats.html

http://www.ca-probate.com/comm_net.htm

http://www.cni.org/projects/advertising/www/adpaper.html

http://www.csn.net/∼felbel/jmemail.html

http://www.csnet.com/whatinet.htm

http://www.dla.vcop.edu/∼kec/ethics.html

http://www.duke.edu/∼lrnble/rel185/

http://www.duke.edu/∼nmk/project.html

http://www.hminet.com/hmco/college/PridFerr/ethics.html

http://www.jup.com/tracks/advertising

http://www.law.vill.edu/vcilp/MacCrate/mcle/lanctot.htm

http://www.webcom.com/∼lewrose/home.html

KAYNAKÇA

Gow, K. (1997). Risk vs. opportunity. Computerworld Premier 100, 14–20.

Hoffman, T. (1997). Net not ideal for selling insurance, survey finds. Computerworld Feb. 17, 59–61.

McGrath, P. (1997). The Web: infotopia or marketplace? Newsweek Jan. 27, 82–84.

Sagan, P. (1998). The new buzz in IT. On-line commerce takes business by storm. Report on the 1998 Annual

Meeting of the World Economic Forum. The View from Davos. Geneva, Switzerland.

Stone, B. (1997). HAL et al.: how smart is artificial intelligence? Newsweek March 3, 10.

Time. (1998). Feb. 9, 20.

Wagner, M. (1997a). Ford pushes net data. Computerworld Feb. 24, 71–73.

Wagner, M. (1997b). Net isn’t always the ticket. Computerworld Feb. 3, 57–58.

Wagner, M. (1997c). Technology lets Web sites get “pushy.” Computerworld Jan. 6, 55–57.

Reklamlar
İNTERNET KULLANIMINDA ETİK SORUNLAR

Yorum ekle

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s